3

Gülün gecesi...

10/11/2007 tarihinde yazıldı.
Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı



Gülün gecesi ...


Panayırları süsleyen rengarenk ışıklar,
Ebem kuşağı gibi geçiyordu bir gülün üzerinden,
Müziğin notaları kavrıyordu hayali konukları
ilham alarak o gülün narin bedeniden.

Bahcesinde kutluyordu ışıkların prensesi gülücükeriyle dost dolu gecesini  
Elinin arasında bir hediyeyle belirdi birden perisi.
Gecesini kutladı herkes, dediler ki: ilk soluğunun 21'inci senesi!
Üstüne geçirdi yeni yaşını o gülün pembesi,
Lebide bir yağmur damlası belirdi şerbetimsi,
Yıldızları üfledi, kaydırıp diledi dileğini...
 Gökyüzünde şimdi dopdolu bir özlem silsilesi.

                    Nice rengarenk yıllara canım.
                    Mutlu olsun Doğum Günün PEMBEGÜL.

1

sinir stres...

9/11/2007 tarihinde yazıldı.
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

ilhama gelmiş yazdıktan sonra şiirinizi tam kayıt edecekken bağlantının kopması, üstüne üstlük geri butonuna bastığınızda zaman aşımından elinizde kalan '' sıfıra sıfır '' olduğunda sinirden ard arda sövmek pek garip olmasa gerek. çok siniriliyim. misler gibi bir şiir... gözlerim dolu dolu oluvermişti. evlat acısı gibi koydu. bir bardak su değil bir galon içsem içimin acısı gidecek gibi değil. şiirimin üzerine el fatiha demek için bu kadar yazdıklarım...

offfffffff !


edit cansever: şu saatte oturdum ( 05.21 ) ... aynen ikincisini yazdım... bu daha da değişik, hoş olmuştu kanatimce... ama lanet olsun yine aynı durum oldu! ama azimliyim... bu gece kısmet değilmiş bir şeyler yazıp baştan sona okuyabilmek, sindirip, ezberleyebilmek yazdıklarımı...

neyse... bir sigara yakalım bunun da üzerine bari...

sakinim...

Mesela...

30/10/2007 tarihinde yazıldı.
Yorum (11) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı


Mesela ...


Nâr dudaklardan çıkıp anlatacakları olan kelimeleri hapseden
Ve bir yürek taşıyan
Ama elfazlarını dökmeye cesaret edemeyen
Kireç kadar beyaz,
Kireçlenmiş bir beden!
Anlamlandırılamayan ve zamanın acelesine ayak uyduramayan titrek ruhlu ten,
Bağlıyken gözleri  adım atmaya çalışır düşmeden.

Karşımdaki sen, desen:
Şimdi çekip gitsem.
Ve bir daha konuşmasak mesela...
Ne olur ...
Kendine yer arayan o kasvet gelir içime oturur.
Olgunluğuna ayak uyduramayan benin biraz huzursuz,
Biraz utangaç bakışları yüzümde yüz bulur.

Karşında kimi zaman mağdur,
Mağdurluğuna inat mağrur durur sanki çocuk yanım.
Dokunulmamış tenime değen dilinin darbelerine
Serzenişte kalmış kelimelerim müdafi olur...
 
Kahverengi kutundan çıkardığın en renkli şeker,
Sigaranın dumanıyla öpülesi dudaklarının sıcaklığında kalır.
Gizli düşlerim içimden firar edip gözbebeklerime düşer,
Yüzsüzleşen yüzüm yüzüne bakmaya utanır.

Yarının ne getireceğini bilmezken,
İnişli çıkışlı yolda ne kesitirmeye çıkacak bir patika,
Ne de sus pus kalmış kelimelerimi tırmandıracağım bir yokuşum olur.
Düşünürken bunları,
Gözlerimin önüne iç gıcıklıyan gülüşün dikilir durur.
Birden bir ebr gelir gökyüzüme,
Olur siyah bir damla yağmur.
Bu belirsizlik yok oluşum olur.

Şimdi çekip gitsek...
Ve bir daha konuşmasak mesela...
Ne olur?...

                                                   
                                                     okyanustaki rüzgar
                                                dem'li dem'siz satırlardan
                                           sahibini aramayan, içimizdeki şiir.
                                                        05: ..  30/10/07          

Mesela...

30/10/2007 tarihinde yazıldı.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Mesela ...

Nâr dudaklardan çıkıp anlatacakları olan kelimeleri hapseden
Ve bir yürek taşıyan
Ama elfazlarını dökmeye cesaret edemeyen
Kireç kadar beyaz,
Kireçlenmiş bir beden!
Anlamlandırılamayan ve zamanın acelesine ayak uyduramayan titrek ruhlu ten,
Bağlıyken gözleri  adım atmaya çalışır düşmeden.

Karşımdaki sen, desen:
Şimdi çekip gitsem.
Ve bir daha konuşmasak mesela...
Ne olur ...
Kendine yer arayan o kasvet gelir içime oturur.
Olgunluğuna ayak uyduramayan benin biraz huzursuz,
Biraz utangaç bakışları yüzümde yüz bulur.

Karşında kimi zaman mağdur,
Madurluğuna inat mağrur durur sanki çocuk yanım.
Dokunulmamış tenime değen dilinin darbelerine
Serzenişte kalmış kelimelerim müdafi olur...
 
Kahverengi kutundan çıkardığın en renkli şeker,
Sigaranın dumanıyla öpülesi dudaklarının sıcaklığında kalır.
Gizli düşlerim içimden firar edip gözbebeklerime düşer,
Yüzüm yüzüne bakmaya utanır.

Yarının ne getireceğini bilmezken,
İnişli çıkışlı yolda ne kesitirmeye çıkacak bir patika,
Ne de sus pus kalmış kelimelerimi tırmandıracağım bir yokuşum olur.
Düşünürken bunları,
Gözlerimin önüne iç gıcıklıyan gülüşün dikilir durur.
Birden bir ebru gelir gökyüzüme,
Olur siyah bir damla yağmur.
Bu belirsizlik yok oluşum olur.

Şimdi çekip gitsek...
Ve bir daha konuşmasak mesela...
Ne olur?...

                                                   
                                                     okyanustaki rüzgar
                                                 dem'li dem'siz satırlardan
                                            sahibini aramayan, içimizdeki şiir.
                                                        05: ..  30/10/07          

30/10/2007 tarihinde yazıldı.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Mesela ...

Nâr dudaklardan çıkıp anlatacakları olan kelimeleri hapseden
Ve bir yürek taşıyan
Ama elfazlarını dökmeye cesaret edemeyen
Kireç kadar beyaz,
Kireçlenmiş bir beden!
Anlamlandırılamayan we zamanın acelesine ayak uyduramayan titrek ruhlu ten,
Bağlıyken gözleri  adım atmaya çalışır düşmeden.

Karşımda sen, desen:
Şimdi çekip gitsem.
Ve bir daha konuşmasak mesela...
Ne olur ...
Kendine yer arayan o kasvet gelir içime oturur.
Olgunluğuna ayak uyduramayan benin biraz huzursuz,
Biraz utangaç bakışları yüzümde yüz bulur.

Karşında kimi zaman mağdur,
Madurluğuna inat mağrur durur sanki çocuk yanım.
Dokunulmamış tenime değen dilinin darbelerine
Serzenişte kalmış kelimelerim müdafi olur...
 
Kahverengi kutundan çıkardığın en renkli şeker,
Sigaranın dumanıyla öpülesi dudaklarının sıcaklığında kalır.
Gizli düşlerim içimden firar edip gözbebeklerime düşer,
Yüzüm yüzüne bakmaya utanır.

Yarının ne getireceğini bilmezken,
İnişli çıkışlı yolda ne kesitirmeye çıkacak bir patika,
Ne de sus pus kalmış kelimelerimi tırmandıracağım bir yokuşum olur.
Düşünürken bunları,
Gözlerimin önüne iç gıcıklıyan gülüşün dikilir durur.
Birden bir ebru gelir gökyüzüme,
Olur siyah bir damla yağmur.
Bu belirsizlik yok oluşum olur.

Şimdi çekip gitsek...
Ve bir daha konuşmasak mesela...
Ne olur?...

                                                    
                                                     okyanustaki rüzgar
                                                 dem'li dem'siz satırlardan
                                            sahibini aramayan, içimizdeki şiir.
                                                        05: ..  30/10/07          

Mesela...

30/10/2007 tarihinde yazıldı.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Mesela ...

Nâr dudaklardan çıkıp anlatacakları olan kelimeleri hapseden
Ve bir yürek taşıyan
Ama elfazlarını dökmeye cesaret edemeyen
Kireç kadar beyaz,
Kireçlenmiş bir beden!
Anlamlandırılamayan we zamanın acelesine ayak uyduramayan titrek ruhlu ten,
Bağlıyken gözleri  adım atmaya çalışır düşmeden.

Karşımda sen, desen:
Şimdi çekip gitsem.
Ve bir daha konuşmasak mesela...
Ne olur ...
Kendine yer arayan o kasvet gelir içime oturur.
Olgunluğuna ayak uyduramayan benin biraz huzursuz,
Biraz utangaç bakışları yüzümde yüz bulur.

Karşında kimi zaman mağdur,
Madurluğuna inat mağrur durur sanki çocuk yanım.
Dokunulmamış tenime değen dilinin darbelerine
Serzenişte kalmış kelimelerim müdafi olur...
 
Kahverengi kutundan çıkardığın en renkli şeker,
Sigaranın dumanıyla öpülesi dudaklarının sıcaklığında kalır.
Gizli düşlerim içimden firar edip gözbebeklerime düşer,
Yüzüm yüzüne bakmaya utanır.

Yarının ne getireceğini bilmezken,
İnişli çıkışlı yolda ne kesitirmeye çıkacak bir patika,
Ne de sus pus kalmış kelimelerimi tırmandıracağım bir yokuşum olur.
Düşünürken bunları,
Gözlerimin önüne iç gıcıklıyan gülüşün dikilir durur.
Birden bir ebru gelir gökyüzüme,
Olur siyah bir damla yağmur.
Bu belirsizlik yok oluşum olur.

Şimdi çekip gitsek...
Ve bir daha konuşmasak mesela...
Ne olur?...

                                                    
                                                     okyanustaki rüzgar
                                                 dem'li dem'siz satırlardan
                                            sahibini aramayan, içimizdeki şiir.
                                                        05: ..  30/10/07               

Mesela...

30/10/2007 tarihinde yazıldı.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Mesela ...

Nâr dudaklardan çıkıp anlatacakları olan kelimeleri hapseden
Ve bir yürek taşıyan
Ama elfazlarını dökmeye cesaret edemeyen
Kireç kadar beyaz,
Kireçlenmiş bir beden!
Anlamlandırılamayan we zamanın acelesine ayak uyduramayan titrek ruhlu ten,
Bağlıyken gözleri  adım atmaya çalışır düşmeden.

Karşımda sen, desen:
Şimdi çekip gitsem.
Ve bir daha konuşmasak mesela...
Ne olur ...
Kendine yer arayan o kasvet gelir içime oturur.
Olgunluğuna ayak uyduramayan benin biraz huzursuz,
Biraz utangaç bakışları yüzümde yüz bulur.

Karşında kimi zaman mağdur,
Madurluğuna inat mağrur durur sanki çocuk yanım.
Dokunulmamış tenime değen dilinin darbelerine
Serzenişte kalmış kelimelerim müdafi olur...
 
Kahverengi kutundan çıkardığın en renkli şeker,
Sigaranın dumanıyla öpülesi dudaklarının sıcaklığında kalır.
Gizli düşlerim içimden firar edip gözbebeklerime düşer,
Yüzüm yüzüne bakmaya utanır.

Yarının ne getireceğini bilmezken,
İnişli çıkışlı yolda ne kesitirmeye çıkacak bir patika,
Ne de sus pus kalmış kelimelerimi tırmandıracağım bir yokuşum olur.
Düşünürken bunları,
Gözlerimin önüne iç gıcıklıyan gülüşün dikilir durur.
Birden bir ebr gelir gökyüzüme,
Olur siyah bir damla yağmur.
Bu belirsizlik yok oluşum olur.

Şimdi çekip gitsek...
Ve bir daha konuşmasak mesela...
Ne olur?...


                         
                                                                               okyanustaki rüzgar
                                                                           dem'li dem'siz
satırlardan 
                                                                    sahibinini aramayan, içimizdeki şiir. 
                                                                                    05:.. 30/10/07

5

Şehirde bir hayta

17/10/2007 tarihinde yazıldı.
Yorum (5) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı



~ şehirde bir hayta ~


Sokak lambaların cümbüşünde bir gece daha...
Alıştığım o soğuk duvarları'nın gölgesinde,
Aya baktım son defa.


Gaz lambası misaliydi ışığı sokak lambasının.
Yalpalanan yağmur damlalarını simliyordu.
Bir ateş böceği misali
Gökyüzüne küçücük yıldızlar ciziyordu...
İsmini sayıklayan bu parmaklarda
Fersiz bir izdüşüm titriyordu...

Sonbaharı daha sert hissediyordum sanki gorky parkta...
O an dönüp bir kere daha baktım
Bir daha göremeyeceğim o banka...

Rutubeti üzerime sinen metro istasyonuna vardığımda,
Son defa bu şehirde şeb'i kucakladım.
Nice hatrı sayılır kareleri tuttuğum vardiya sayfalarımda,
Son bir dipnot oldu soğuk bakışların.

Hoşçakal sessiz hayta...
Artık kırmızı dudaklarında yitik bir ad'ım...
Hoşçakal adımladığım hayali şehir moskova.
Hoşçakal giz'düşüm'üm ...

                                                                   

                                                  okyanustaki rüzgar...
                                            ~    Dém'li satırlardan  ~

                                                  '' giz'düşüm'üm'e ''


 


___kayıplar bulundu, ayıplar unutuldu___

okyanustaki rüzgar hissettirir kendini
parçalı bulutlu bi telaş var gökyüzünde
ayakları suya değen bir martı misali
düşman kesildi şimdilerde gölgesine..

dem'ledi gamını,
demet demet serpti balıklara
avuçları kanarken, umursamadı..

dem'ile demirledi,
kamarasındaki kağıttan kayığını
unutulmaya yüz tutan, kimsesiz limana..

            .memet çınar devrim.
              - gayet_depresif -
                  "arama'da"

gününü bekleyen şiir, okyanustaki rüzgar'a saygıyla..